İzlenilmesi Gereken 9 Film

1990’lı yılların ses getiren filmlerini sizin için derledik.

Gladiator - Gladyatör 2000 Imdb:8,5

Gladyatör'de, İmparator Marcus Aurelius’un hüküm sürdüğü Roma’da bir general olan Maximus imparatorluğun hiyerarşik basamaklarını birer birer tırmanmaktadır. Babasının kendisini kayırmak yerine Maximus adındaki bu yabancıyı el üstünde tutması da tahtın asıl varisi olan Commodus’u huzursuz etmektedir. Commodus, Maximus ve ailesinin öldürülmesi yönünde emrini çıkarması çok zaman almaz. Ölümden zor kurtulan Maximus artık bir gladyatör olarak eğitilmek üzere arenaya yetişritilmektedir. Maximus’un aklında tek bir istek vardır, Commodus’u öldürmek ve ailesinin intikamını almak. Ridley Scott’ın yönetmenliğini yaptığı bol ödüllü filmi, gösterildiği sene hem gişedeki büyük başarısıyla hem de aldığı Oscar’larla isminin şanını epey sürdürmüştür.

Braveheart - Cesur Yürek 1995 Imdb: 8,5

William Wallace yaşanan büyük acılar sonrası yeniden memleketi olan İskoçya’ya dönmeye karar verir. Onun asıl amacı çiftçilik yaparak sakin bir hayat kurmaktır. Çocukluk aşkıyla karşılaştığında bunun onu dipsiz bir uçuruma iteceğinin hiç düşünmez. Bir gün İngiliz askerleri, William’ın çocukluk aşkı olan Murron’a tecavüz etmeye kalkışırlar. William, onu kurtarır; ancak bu Murron’un ölümüne ve bir dönemin değişimine sebep olacaktır. Mel Gibson’un ünlü İskoç halk kahramanı William Wallace’ı hem canlandırdığı hem de yönettiği filmi kısa sürede sinema camiasında büyük ses getirmiştir. Cesur Yürek’i izlemediyseniz çok şey kaybetmişsiniz demektir.

La Vita E Bella -Hayat Güzeldir 1997 Imdb: 8,6

Başkahramanımız hayat dolu Guido’nun güzeller güzeli öğretmen Dora’ya vurulur ve tüm engelleri aşıp evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler tam ortadan kalktığında savaş patlak verir. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olarak anlatacak; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tank hediye edeceğine ikna etmiştir. İkinci Dünya Savaşı’nın sivillerin üzerindeki yıkıcı etkisini beyaz perdeye en iyi uyarlayan filmlerden biri olan Hayat Güzeldir, tüm olumsuzluklara rağmen her daim bir umut ışığı olduğunu adında olduğu gibi, içeriğinde seyirciye yansıtmıştır. Gösterime girdiği dönem büyük ses getiren film Akademi’nin de büyük ilgisi ile En İyi Yabancı Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Müzik olmak üzere üç dalda Oscar ödülü kazanmıştır.

Titanic - Titanik 1997 Imdb:7,7

Dünyanın hatırlamak istemediği felaketlerden biri olan 'Titanik faciası', dev prodüksiyonların yönetmeni James Cameron tarafından çekilen görkemli bir filmdir.Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiç bir sorun olamayacağına kendilerini inandırmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi olmuştur. Bu 'Düşler Gemisi' nin yolcuları arasında Avrupa`da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack adlı genç bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia`ya giden Rose adlı genç bir kız da bulunmaktadır. İki genç, şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine aşık olacaklardır. Bu arada doğa insanoğlunun günden güne artan kibirine bir nokta koymaya hazırlanmaktadır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarparak olaylar başlayacaktır.

James Cameron'un, seyirciye bir zaman makinesiyle yolculuk ettiği hissini uyandırırcasına gerçeğe yakın filmi 'Titanic' tam 14 dalda Oscar adayı olarak 'En İyi Film' dahil 11 ödülü kazanarak dünyaya ismini kazımıştır.

The Green Mile - Yeşil Yol 1999 Imdb: 8,6

Yeşil Yol, bir hapishane görevlisi ile bir mahkumun öyküsünü anlatan başyapıtlardan biridir. Paul Edgecomb'un hapishanedeki görevi, idama mahkum edilen mahkumları son yolculuklarına hazırlamaktır. Çalıştığı yıllar içerisinde yüzlerce mahkumu idam etmiştir. Bir gün John Coffey isimli korkutucu görünümlü bir adamla yolları kesişir. Ancak Coffey'in bu ürkütücü görünümünün altında oldukça saf ve masum bir ruh yatmaktadır. Coffey, iki küçük kız çocuğunun katil davasında yargılanmaktadır. Coffey'in günden güne gün yüzüne çıkan dünya ötesi güçleri, karakteri hakkında yeni ipuçlarını anbean ortaya çıkararak hükmü ile kesişen kişiliğinin serüvenini aktarmaktadır.

Fight Club - Dövüş Kulübü 1999 Imdb: 8,8

Dövüş Kulübünün birinci kuralı: Asla Dövüş Kulübü hakkında konuşma... Dövüş Kulübünün ikinci kuralı: Asla ve asla dövüş kulübü hakkında konuşma... Jack, hayatın sıradanlığına kapılmış sıradan bir sigorta memurudur. Uzun bir süredir 'insomnia' yani uykusuzluk hastalığı ile cebelleşmektedir. Kendi psikolojik sıkıntılarından kurtulabilmek adına grup terapilerine katılma kararı alır. Terapiler esnasında Marla adında bir kızla tanışır. Bir süre sonra da hayatını değiştirecek olan Tyler Durden ile... Durden, Jack'in ulaşmak istediği tüm hedeflere ulaşmış olan bir adamdır ve Jack'i asla hakkında konuşulmaması gereken bir organizasyon olan 'Dövüş Kulübü' ile içine girecektir. David Fincher'ın kısa sürede kült mertebesine erişen filminin popülerliği dillere destan bir konudur. Filmin başrollerinde Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter gibi ünlü isimlerin yer aldığı bu başyapıtı izlemediyseniz listenizin başına yazın deriz.

Patch Adams 1998 Imdb 6,8

Duygusal ve didaktik öğeler taşıyan filmin yönetmenliğini Tom Shadyac, müziğini Marc Shaiman yapmış senaryosu Hunter Doherty Adams ve Maureen Mylander'in kitaplarından Steve Oederkerk tarafından oluşturulmuş olup, komedi dalında film, 115 dakika harika bir serüvene taşıyacaktır. Yaşanmış bir hayat hikâyesinden alıntı film, intihar eğilimli biri olarak girdiği akıl hastanesinde gördüklerinden sonra Hunter "Patch" Adams (Robin Williams), çıktıktan sonra tıp fakültesine öğrenci olarak girer. Okulda başarılı bir öğrenci olmasına karşın, ideallerinden dolayı hocalarından tepkilerini üzerine çekecektir. Amacı insanları "hayata renk katarak" mizah yoluyla tedaviye etmektir. Daha sonra yoksul hastalar için kendi parası ve bağışlarla özel bir klinik açmaya kadar girişimlerini sürdüren Adams, film sürecinde sevgilisi Carin Fisher'in (Monica Potter) öldürülmesiyle ve lisanssız klinik açmakla darbeler yiyecek, tedavi hizmetlerinde yaptıklarıyla ünü ülke çapına yayılarak bir anlamda amacına ulaşacaktır.

What Dreams May Come – Aşkın Gücü 1998 Imdb: 7,1

Chris ve karısı olan Annie, birbirlerine delicesine aşık, iki çocuklu bir çifttir. Kendi kurdukları pembe dünyalarında gayet huzurlu bir biçimde yaşayan çift, bir gün geçirdikleri bir trafik kazası tüm hayatlarını değiştirecektir. Canlarından çok sevdikleri çocukları, geçirdikleri trafik kazasında yitip gidecektir. Çocukları öldükten sonra Chris, acılar içerisinde olan Annie'yi bu psikolojik buhrandan kurtarabilmek için her şeyini ortaya koymak zorunda kalacaktır. Ancak Annie, eski mutluluklarını asla bulamayacağının farkında olarak, Chris'i de kendi buhranının içerisine çekecektir. Robin Williams, Annabella Sciorra, Cuba Golding Jr. ve Max von Sydow gibi oyuncuların başrollerde boy gösterdikleri What Dreams May Come'un yönetmen koltuğunda ise Vincet Ward oturduğu bu filmi aşkı tanımlamak istiyorsanız kaçırmayınız.

Vertical Limit - Dikey Limit 2000 Imdb: 6,0

Peter, çok başarılı ve kusursuz bir dağcıdır. Dünyanın en tehlikeli doruk noktalarından biri olan K2'de mahsur kalan kardeşini ve onun arkadaşlarını kurtarmak üzere dünyanın en dehşetli yolculuklarından birine çıkmaya hazırlanmaktadır. Doğa, insanın bu zirveye ulaşmasını engellemek tüm gücünü kullanmaktadır. Peter, yolculuğu esnasında dağda tuhaf bir adamla tanışır, tırmanmak için onun büyük yardımları da Peter'ın ihtiyaç duyacağı cinsten yardımlardır.

Paylaş:

Diğer Yazılar

Yorum Yap

Gönder